Zina Sebebi ile Boşanma Davası Nedir banner görseli
MONET, WHEATFIELD, 1881
08 Ocak 2025

Zina Sebebi ile Boşanma Davası Nedir?

Gündüz & Hanoğlu
Hukuk ve Danışmanlık

Boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak ayrılmaktadır. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca “zina” sebebiyle boşanma, özel boşanma sebebidir. Zinanın ispatlanmasıyla birlikte tarafların başka kusur durumlarına bakılmaksızın boşanma kararı verilir.

Zina sözcük anlamı bakımından evli bir erkek ya da kadının, eşinden başka biriyle kendi isteğiyle kurduğu cinsel ilişki anlamına gelmektedir. Yani, eşlerden birinin üçüncü kişi ile sarılması, yakın ilişki içerine girmesi, el ele gezmesi, karşı cins ile flört etmesi ve sadece mesajlaşması, karşı cins ile cinsel ilişkide bulunmaksızın yakın temas içerisinde olması vb.  gibi durumlarda cinsel ilişki meydana gelmediğinden zina eyleminden söz edilemeyecek ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca dava açılamayacaktır.   

Zina Sebebi ile Boşanma Davası Nedir ile alakalı görsel

Zinanın tamamlanması gerekmez. Teşebbüs aşamasında kalması da boşanma sebebidir.

Yargıtay uygulamalarında zina eylemine tam derecede ve eksik derecede teşebbüs de aile bağlarına ihanet niteliğinde ve ahlak sınırları dışında hareketler olduğundan boşanma hukuku açısından zina için yeterli sayılmıştır.

Zinanın her iki eş tarafından yapılması halinde eşlerden biri veya her ikisi de zina nedeniyle boşanma davası açabilir. Açılan dava neticesinde mahkeme tarafından zinanın varlığını gösteren olgular tespit edildiği takdirde, zina özel boşanma sebebine dayalı olarak boşanma kararı verilmelidir.

4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinin 2. fıkrasında yer ala hükme göre; “Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve herhâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.”

Fıkranın yorumundan hareketle şayet eşlerden birinin zina yaptığı öğrenilmişse; bu eyleminin üzerinden beş yıl geçmemiş olması koşuluyla öğrenen eş (öğrendiği tarih itibarıyla) altı ay içerisinde zina sebebiyle dava açabilmektedir.

4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm ise “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”  şeklindedir. Yani, aldatılan taraf bu eylemi öğrenmiş zımnen veya açık bir şekilde affettiğine dair irade açıklamasında bulunmuş ise artık zina özel boşanma sebebiyle dava açma hakkı yoktur. Her halükarda beş yıl geçmiş ise her ne kadar zina özel sebebiyle dava açma hakkı sona ermiş ise de genel boşanma sebepleriyle dava açılabilir.

Zina Sebebi ile Boşanma Davası Nedir ile alakalı görsel

Eşler aldatma olgusunu öğrendikten sonra, öğrenme şekillerine göre değişiklik göstermek kaydıyla çeşitli şekillerde zinayı delillendirebilirler.  Deliller açısından bir kısıtlama (hukuka aykırı bir şekilde elde edilmemesi kaydıyla) kısıtlama yoktur. Bu deliller; tanık beyanları, görüntülü mesajlar, whatssap/instagram/twitter vb. sosyal medya içerikleri/yazışmaları, banka kayıtları, kredi kartı ekstresi, aldatma olgusunu ispatlamak amacıyla bir kereye mahsus (sistematik bir şekilde olmayacak) yapılmış ses kaydı, yine zina amaçlı otel kayıtları, bilet vb. harcamalar, güvenlik kamerası görüntüleri gibi her türlü delil olabilir.

Aynı yatakta beraberken çekilmiş fotoğraflar, mesajlar, zina ile itham edilen şahısların teşebbüs aşamasında yarı çıplak halde yakalanması, eş yurt dışında/başka bir şehirde iken hamile kalma ya da eş %100 kısır olduğu halde hamile kalma zinanın oluştuğuna dair yeterli kabul edilmektedir.

Nitekim Yargıtay, başka bir erkeğin uzun süre eve alınmasını zinanın varlığı hakkında karine saymış ve boşanma kararı vermiştir. Bunun yanında telefonla görüşme, mesaj gönderme ve bu kişinin arabasına binmeyi zinaya delalet eden davranış olarak görmemiştir.

Yargıtay’ın uygulamaları doğrultusunda zinanın ispatı açısından bazı ilkeler kabul edilmiştir:

– Kadın veya erkeğin yalnızken ortak konuta karşı cinsten birini alması zinanın varlığına delalet eder. Bu halde, zina ispatlanmış kabul edilir.

– Eşlerden birinin karşı cinsten biriyle düzenli bir şekilde gece-gündüz telefonda görüşmesi zinanın varlığına işaret eder.

– Eşlerden biri evlilik dışı ilişkiye girdiği başka bir kişiden çocuk sahibi olduğu takdirde zina (aldatma) olgusu ispatlanmış olur.

Zina Sebebi ile Boşanma Davası Nedir ile alakalı görsel

Davalının zina yaptığını kabul etmesi, hâkimi bağlamaz. Yani açılan bir davada, diğer delillerle hâkim davalının zina yaptığına ikna olmazsa bu sebeple boşanmaya karar vermeyebilir. Aile mahkemesi, kesin delillerle bağlı değildir. Mahkeme hakimi aldatmaya temel teşkil eden olayların doğruluğu konusunda tarafların yemin etmesini isteyemez.

Zina eyleminin ispat yükü iddia eden davacı taraf üzerindedir. İddia eden iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Aksi halde zina özel sebebiyle boşanma davası konu bakımından delillendirilemediğinden reddolunur.

Zinaya sebebine dayalı boşanma davası, sadece zina eylemine dayalı olarak açılabileceği gibi hem zina özel sebebini hem de şiddetli geçimsizlik vb. genel sebepleri içerecek bir dava şeklinde de açılabilir. Hem zina özel boşanma sebebiyle hem de genel boşanma sebebiyle dava açıldığında; zina özel boşanma sebebinin varlığı ispatlandığı takdirde mahkeme özel sebebe bağlı boşanma kararı verir.

Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davasında “Şüyuu vukuundan beter” ilkesi gereğince tarafların kişilik haklarının korunması veya davanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gizlilik kararı önemli bir aile hukuku kurumudur. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu 184. maddesinin 6. fıkrasında yer alan hükme göre; “Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir”.

Zina sebebiyle açılan boşanma davasında davalı taraf, zina eylemi ispatlanması koşuluyla tam kusurludur. Davacı taraf tam kusurlu olan davalı eşten zina fiili sebebiyle tazminat talep edebilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 2018 yılında verdiği kararda ise eşlerin zina nedeniyle üçüncü kişilerden tazminat talep etme hakkı olmadığı vurgulamıştır. 

Av. Çiğdem Gündüz Hanoğlu

ONLINE RANDEVU AL