Nafaka ve Nafaka Artış Hesaplama

Nafaka yükümlülüğü bulunan kişiler için doğru ve güncel hesaplama yapmak büyük önem taşır. Bu rehberde, nafaka davası sürecinde dikkate alınan yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maaşa göre nafaka oranı ve TÜFE/ÜFE bazlı artış hesaplamaları gibi konuları detaylı olarak ele alıyoruz. Hesaplamaları daha doğru yapabilmek için online avukat danışmanlığı hizmetimizden faydalanabilir, uzman bir boşanma avukatı ile süreci güvenle yürütebilirsiniz.

Nafaka Hesaplama

Nafaka Artış Oranı Hesaplama

Nafaka hesaplaması, talep edilen nafaka türüne, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, çocukların ihtiyaçlarına ve nafaka borçlusunun gelir düzeyine göre farklılık gösterir. Mahkemeler nafaka miktarını takdir ederken Tarafların gelir beyanı, asgari geçim düzeyi, çocuğun yaşı, eğitim ve bakım giderleri, tarafların mal varlığı durumu gibi çok sayıda kriteri dikkate alır.

Nafaka hesaplaması yapılırken talep edilen nafaka türü mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır: Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası farklı esaslara göre belirlenir.

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası mali gücü zayıf olan eşin, diğer eşten talep edebileceği sürekli veya belirli süreli bir destektir. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre bu nafaka:

  • Daha az kusurlu olan eş lehine hükmedilir.
  • Nafaka alacaklısının asgari yaşam standartlarını sürdüremeyecek durumda olması gerekir.
  • Nafaka borçlusunun ödeme gücüne göre belirlenir.

2025 yılı itibarıyla, İstanbul gibi büyükşehirlerde mahkemeler, yoksulluk nafakasını çoğunlukla net gelirinin %15 ila %25’i arasında takdir etmektedir. Ancak standart bir oran bulunmamaktadır; her dava özelinde değerlendirme yapılır.

İştirak nafakası, boşanma sonrası çocuğun velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkı sağlamak amacıyla ödediği nafakadır (TMK m. 182/2).

Mahkemeler, çocuğun yaşı, okul masrafı, özel ihtiyaçları ve tarafların gelir durumunu birlikte değerlendirerek iştirak nafakasına hükmeder.

📌 2025 yılı ortalamasına göre:

  • Asgari ücretli bir ebeveyn için çocuk başına 1.500 TL – 3.500 TL arasında iştirak nafakasına karar verilebilmektedir.
  • Geliri daha yüksek olan ebeveynlerde bu tutar çocuğun özel okul, kurs, sağlık gibi ihtiyaçlarına göre artar.

Nafaka miktarı belirlenirken, nafaka yükümlüsünün geliri en önemli unsurdur. Mahkemeler net maaşı esas alarak nafakanın oranını belirler. Gelirin belgelendirilememesi hâlinde ise asgari ücret veya emsal gelir esas alınır.

2025 yılı itibarıyla net asgari ücret yaklaşık 22.104,67 TL şeklindedir. Asgari ücretle çalışan bir kişinin ödeme gücü sınırlı olduğundan, mahkemeler çoğunlukla:

  • İştirak nafakası için: Çocuk başına 1.500 TL – 3.500 TL
  • Yoksulluk nafakası için: %10 – %15 oranında ödeme kararı vermektedir.

Ancak nafaka yükümlüsünün başka bakmakla yükümlü olduğu kişiler varsa (yeni eşi, başka çocukları vb.), bu oranlar daha düşük olabilir. Nafaka miktarının belirlenmesinde, nafaka yükümlüsünün gelir durumu, yaşam standartları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin varlığı gibi faktörler dikkate alınır. Bu nedenle, nafaka miktarı her durum için farklılık gösterebilir ve mahkemeler, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirerek adil bir karar vermeye çalışır.

Nafaka talep eden eşin düzenli bir geliri varsa, bu durum yoksulluk nafakası talebinin kabul edilme olasılığını azaltabilir; ancak bu, nafakanın tamamen reddedileceği anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması yeterlidir. Dolayısıyla talep eden eşin bir gelirinin bulunması, tek başına nafaka talebini ortadan kaldırmaz; önemli olan gelirin asgari yaşam giderlerini karşılayıp karşılamadığıdır.

Mahkemeler, kişinin elde ettiği gelir ile barınma, beslenme, sağlık, ulaşım gibi temel giderlerini karşılayıp karşılamadığını inceler. Eğer çalışmakta olan eşin geliri yaşam standartlarını sürdürebilmesine yetmiyorsa, diğer eşin mali gücü oranında tamamlayıcı nitelikte yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Bu tür davalarda mahkemeler, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarını detaylı şekilde değerlendirir ve özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde tam zamanlı çalışan bir kadına dahi, ihtiyaçlarıyla orantılı şekilde 5.000 – 8.000 TL arasında yoksulluk nafakası bağlanabildiği görülmektedir.

Sürekli nafakalarda, her yıl artış yapılmasına ilişkin karar verilmişse, bu artış genellikle TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) veya ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) oranına göre yapılır. Artışın hangi endekse göre yapılacağı mahkeme kararında belirtilmelidir.

Yıl TÜFE (12 Aylık Ortalama) ÜFE (12 Aylık Ortalama) Örnek Nafaka (Başlangıç: 6.000 TL)
2023 %51,2 %62,4 6.000 TL
2024 %37,5 %44,0 8.250 TL
2025 +%29,4 (varsayım) +%32,1 (varsayım) 10.668 TL (yaklaşık)

ÜFE esas alınarak yapılan artışlarda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan on iki aylık ortalamalara göre Yurt İçi ÜFE oranı baz alınır.
Örneğin:

  • Nafaka 4.000 TL ise
  • ÜFE artışı yıllık ortalama %35 ise
    Yeni nafaka: 4.000 + (4.000 x 0.35) = 5.400 TL olur.

TÜFE oranına göre yapılan artışlarda, yine TÜİK’in açıklamış olduğu 12 aylık ortalama TÜFE oranı dikkate alınır.

  • Mahkemeler genellikle “her yıl TÜFE oranında arttırılır” şeklinde karar verir.
  • 2025 yılı için örnek TÜFE artışı %30 kabul edilirse:
    6.000 TL’lik nafaka → 6.000 + (6.000 x 0.30) = 7.800 TL olur.
ONLINE RANDEVU AL