Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası İftira Suçu banner görseli
14 Mayıs 2025

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) Sonrası İftira Suçu

Av. Güvenç Hanoğlu

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), bir suç hakkında yapılan soruşturma sonucunda, suçun işlenip işlenmediği veya yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmamasına karar verilen hukuki bir süreçtir. Bu karar, belirli durumlarda delil yetersizliğinden veya suçun işlenip işlenmediği konusundaki şüphelerden dolayı verilir. KYOK, hukukun temel ilkelerine uygun bir şekilde, bir kişinin suçluluğu kanıtlanamadan ceza yargılaması sürecinin durdurulmasını sağlar.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Eğer KYOK kararına ilişkin daha fazla bilgi edinmek veya bu konuda hukuki destek almak isterseniz, online hukuk danışmanlığı hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz. Ayrıca, suçlu olup olmadığınızı belirlemek veya cezai süreçle ilgili detaylı bilgi almak için İstanbul ceza hukuku avukatı desteği alabilirsiniz.

KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) Nedir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), bir suç hakkında yapılan soruşturma ve inceleme sürecinin sonunda, savcı veya mahkeme tarafından verilen, kovuşturma yapılmaması gerektiğini belirten hukuki bir karardır. Bu karar, suçun işlenmediği veya kanıtların yetersiz olduğu durumlarda, suçlu bir şahsın cezai işlemlerle karşılaşmaması anlamına gelir. KYOK, genellikle, suça dair yeterli delilin bulunamaması veya suçun yasal tanımına uyan bir eylemin gerçekleşmediği durumlarda uygulanır.

KYOK kararı verildiğinde, cezai kovuşturma süreci durdurulur ve şüpheli ya da sanık hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı verilemez. Bu karar, adli süreçte suçu kanıtlayacak yeterli delil olmadığına hükmedildiğinde devreye girer. Sonuç olarak, KYOK verilmesi, suçluluğun kanıtlanamadığı ve hukuki bir temele dayanan cezai işleme gerek olmadığı anlamına gelir.

KYOK kararı, cezai süreçlerin adaletli bir şekilde yürütülmesi adına önemli bir yargı aracıdır. Bu karar, yasal boşlukları ve kanıt eksikliklerini göz önünde bulundurur ve hukuki güvenliği sağlamayı hedefler.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası İftira Suçu ile alakalı görsel

KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) Hangi Durumlarda Verilir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), ceza yargılamasında, suçun işlenip işlenmediği, suçluluğun ispat edilebilmesi ya da başka hukuki engeller nedeniyle kovuşturmanın gerçekleştirilemeyeceği durumlarda verilen hukuki bir karardır. Bu karar, şüpheli veya sanık hakkında ceza yargılamasının başlatılmaması veya durdurulması için önemli bir çözüm sağlar. KYOK, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamalarında delil yetersizliği veya hukuki engeller nedeniyle verilebilecek bir karar olarak, suçla ilgili tüm iddiaların hukuka uygun şekilde değerlendirilmesini sağlar.

KYOK verilebilecek bazı durumlar şunlardır:

Yeterli Şüphe Oluşturacak Kanıt Elde Edilememesi

Eğer suçun işlenip işlenmediğine dair yeterli delil elde edilemiyorsa, savcı veya mahkeme, kovuşturma açmak için gerekli şüpheyi oluşturamadığı gerekçesiyle KYOK verebilir. Bu durum, soruşturma sonucunda genellikle delil yetersizliği nedeniyle meydana gelir. Yani, suçun gerçekleştiğine dair somut bir delil bulunmaması, kovuşturmanın başlatılmamasını gerektirir.

Kovuşturma Olanağının Bulunmaması

Bazen suç hakkında gerekli araştırmalar yapılmış olsa da kovuşturmanın başlatılmasını engelleyen durumlar ortaya çıkabilir. Bu gibi hallerde, hukuk sisteminin gereklilikleri yerine getirilemez. Örneğin, suçun zaman aşımına uğraması, şüphelinin ölü bulunması ya da suçu işleyen kişinin kimliğinin tespit edilememesi gibi nedenlerle kovuşturma gerçekleştirilemez. Böyle durumlarda da KYOK verilir.

KYOK verildiğinde, suçla ilgili soruşturma sonlandırılır ve kovuşturma açılmaz. Bu kararın ardından, suçlunun cezalandırılmasına ilişkin herhangi bir yasal işlem yapılmaz. Ancak, eğer yeni deliller ortaya çıkarsa, aynı suçla ilgili yeni bir soruşturma başlatılabilir. KYOK, ceza yargılaması sürecinin durdurulmasına, kovuşturma işlemlerinin başlamamasına yönelik hukuki bir adımdır.

KYOK, suçun net bir şekilde ortaya konulamaması veya hukuki engeller nedeniyle ceza yargılamasının yapılmaması gerektiği durumlarda verilen bir karar olup, hukuki süreçte önemli bir yer tutar. Suçluluk isnadının doğruluğu konusunda kesin bir karar verilememesi durumunda, bu kararla birlikte yargı süreci sonlandırılabilir.

KYOK (Takipsizlik) Kesinleştikten Sonra Yeniden Soruşturma Başlatılması Mümkün mü?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), yani takipsizlik kararı kesinleşmiş olsa dahi, yeni delillerin ortaya çıkması ya da suçla ilgili başka bir durumun gelişmesi halinde, savcılık yeniden soruşturma başlatabilir. Ancak, bu yeni delillerin somut ve ciddi bir nitelik taşıması gerekmektedir. KYOK kararının ardından yeniden soruşturma başlatılabilmesi için, ortaya çıkan yeni bulguların, suçun işlenip işlenmediği konusunda önemli bir etki yaratması beklenir.

Soruşturmanın yeniden açılması için, daha önceki takipsizlik kararını veren mercilerin, bu yeni koşulları ve delilleri tekrar değerlendirmesi gerekmektedir. Bu durumda, ortaya çıkan yeni delillerin soruşturmanın yeniden başlamasına olanak tanıyacak kadar güçlü ve güvenilir olması şarttır. Ayrıca, bu yeni delillerin, önceki karara etki edebilecek nitelikte olması ve suçun işlenmiş olduğuna dair somut bir kanıt oluşturması gerekir. Yeni delillerin incelenmesi sonrasında, savcılık tarafından yeniden soruşturma başlatılabilir ve olay, ceza yargılaması sürecine alınabilir.

Yeni soruşturma açılabilmesi için, sadece delillerin değil, aynı zamanda suçun niteliği ve suçla ilgili gelişen yeni durumların da göz önünde bulundurulması gereklidir. Bu süreç hem adaletin sağlanması hem de hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun olarak yürütülmelidir. Takipsizlik kararının kesinleşmesi, aslında o dönemde suçun işlendiği ve cezalandırılacağına dair yeterli delil olmadığı anlamına gelir; ancak, daha sonra elde edilen somut deliller, hukuki sürecin yeniden başlamasına ve yargı sürecinin ilerlemesine olanak tanır.

KYOK kararının kesinleşmesinden sonra yeniden soruşturma başlatılabilir, ancak bu ancak yeni, ciddi ve somut delillerin ortaya çıkması durumunda mümkün olacaktır. Bu, suçların cezalandırılması amacıyla yargılama sürecinin her zaman adil bir şekilde devam etmesini sağlamak amacıyla hukuki bir imkân olarak değerlendirilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası İftira Suçu ile alakalı görsel

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Ek KYOK), daha önce verilmiş bir Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’ın geçersiz sayıldığı ve yeniden soruşturma yapılması durumunun değerlendirildiği bir karardır. Bu tür bir karar, daha önce takipsizlik veya kovuşturma yapılmaması yönünde verilen kararın, yeni gelişen deliller ya da suçun niteliğinde değişiklikler gibi sebeplerle tekrar değerlendirilmesi gerektiğinde devreye girer. Ek KYOK, suç hakkında daha önce verilmiş olan takipsizlik kararının, yeni ortaya çıkan somut deliller ve gelişmeler ışığında geçerliliğini kaybetmesi durumunda uygulanır.

Bu kararın verilmesi, eski bir suç hakkında tekrar kovuşturma yapılmasının mümkün olmadığını ve süreçte yeni bir yargılamaya yer olmadığına dair bir tespittir. Yani, önceki takipsizlik kararından sonra, yeni delillerin ortaya çıkması sonucu yapılan bir değerlendirme ile, mahkeme veya savcılık yeni bir soruşturma başlatmamak için Ek KYOK kararı verir.

Ek KYOK kararı, yalnızca önceki kovuşturma kararına dayalı bir soruşturma aşamasında yeni delillerin elde edilmesi durumunda verilebilir. Ancak, bu delillerin somut, geçerli ve hukuki standartlara uygun olması gerekir. Ortaya çıkan yeni bilgiler, suçun işlenmediğini ya da yasal bir engel olduğunu gösterecek nitelikte olmalıdır.

Örneğin, bir suç hakkında başlangıçta yeterli kanıt bulunmadığı için KYOK verilmişse ve sonradan yeni tanık ifadeleri, video görüntüleri veya fiziksel deliller gibi önemli kanıtlar ortaya çıkarsa, savcılık ya da mahkeme, daha önceki kararın geçersiz sayılmasını talep edebilir ve Ek KYOK vererek, herhangi bir kovuşturma işleminin yapılmadığına dair karar alabilir.

Ek KYOK, suçla ilgili önceden verilmiş bir takipsizlik kararının, yeni ve somut delillerle geçersiz sayılmasını sağlayan bir hukuki düzenlemedir. Bu karar, suçların daha etkin bir şekilde soruşturulmasını sağlamasa da adaletin tecelli etmesini engelleyen yasal boşlukları kapatmaya yönelik bir düzenleme olarak işlev görmektedir. Ek KYOK, hukuk sistemine adaletin sağlanması ve suçluların cezalandırılmasında esneklik getiren bir araç olarak kullanılmaktadır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının Sonuçları

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), ceza yargılaması sürecinde, suçun işlendiği iddiasının geçersiz kılındığı veya suçla ilgili yeterli delilin bulunmadığı durumlarda verilen bir karardır. Bu kararın verilmesiyle birlikte, suç hakkında herhangi bir kovuşturma yapılmaz ve suçun işlenmediği ya da delil yetersizliğinden dolayı dava süreci durdurulur. KYOK kararının sonuçları hem suçlu kabul edilen kişi hem de mağdur açısından ciddi hukuki etkiler doğurur.

İlk olarak, KYOK kararı, suçun işlenmediği veya kanıt yetersizliği nedeniyle kovuşturma yapılmaması gerektiği kararını ifade eder. Bu durum, suçla ilgili olarak daha önce başlatılmış olan adli sürecin sonlandırılması anlamına gelir. Bu karar, mağdurun veya ilgili kişilerin suçun cezalandırılması için başvuruda bulunmalarını engeller.

Bir diğer önemli sonuç ise, KYOK kararının, taraflar için yasal bir kesinlik oluşturmasıdır. Kovuşturma başlatılmaması, suçla ilgili herhangi bir cezai işlemin yapılmaması anlamına gelir. Karar sonrasında, mağdur veya diğer ilgililer, kararın geçersiz kılınması için itirazda bulunabilir, ancak bu itiraz genellikle belirli yasal koşullara tabidir ve mahkeme tarafından incelenir.

KYOK, adli süreçte suçlunun cezai sorumluluğunun ortadan kalkmasını sağlarken, aynı zamanda suçluluk iddialarının hukuki zeminini de ortadan kaldırır. Ancak, yeni delillerin ortaya çıkması durumunda, daha önceki takipsizlik kararları geçersiz kılınabilir ve yeniden soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, KYOK kararının verilmesi, ancak yeni delillerin ortaya çıkmasıyla tekrar gözden geçirilebilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), bir suçun soruşturulmasına ilişkin verilen ve kovuşturmanın yapılmaması gerektiğine hükmeden hukuki bir karardır. Ancak bu karar, mağdur veya şüpheli tarafından itiraz edilebilir. İtiraz, ilgili tarafın, verilen kararın hukuka uygunluğunun ve doğru olduğunun denetlenmesini istemesi anlamına gelir. İtiraz süreci, ceza yargılamasında bir başvurunun yeniden incelenmesini ve mahkeme tarafından verilmiş olan kararın gözden geçirilmesini sağlayan bir yargı yoludur.

İtiraz, genellikle bir üst mahkemeye yapılır ve başvurulan mahkeme, kararın hukuki dayanaklarını gözden geçirerek, dosyanın yeniden değerlendirilmesini sağlar. Mahkeme, itirazı inceledikten sonra ya verilen KYOK kararını onaylayabilir ya da bozabilir. Eğer mahkeme, KYOK kararında hukuki bir hata olduğunu düşünürse, kararın bozularak yeniden bir soruşturma süreci başlatılmasına karar verebilir. Bu süreç, delil yetersizliği veya hatalı bir hukuki değerlendirme nedeniyle ceza kovuşturması yapılmaması kararı verilen durumlarda adaletin sağlanmasını hedefler.

KYOK kararına itiraz, adaletin sağlanması adına önemli bir adımdır ve yalnızca hukuki süreçte ortaya çıkan eksiklikler değil, aynı zamanda mağdurun veya şüphelinin haklarının korunması adına da değerlendirilen bir mekanizmadır. Bu nedenle, itiraz süreci, her iki tarafın da haklarının etkin bir şekilde korunmasını ve olası hatalı kararların düzeltilmesini sağlar. Yargılama sürecinin doğru bir şekilde işlemesi, ceza adaletinin sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası İftira Suçu ile alakalı görsel

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) Sonrası İftira Suçu Davası

Türk hukukuna göre, “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” (KYOK) verilmiş bir dosya kesinleştikten sonra, aynı olayla ilgili olarak yeni bir delil ortaya çıkmadıkça tekrar soruşturma başlatılamaz. Ancak, eğer KYOK verilen kişi, kendisine yönelik suçlamaların asılsız olduğunu iddia ederek iftiraya uğradığını düşünüyorsa, bu durumda “iftira suçuyla ilgili bağımsız bir soruşturma” başlatılabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi iftira suçunu düzenler. İftira, bir kişinin suç işlemediği halde yetkili makamlara bu kişinin suç işlediğine dair ka’ten yanlış beyanda bulunmasını kapsar. Eğer bir kişi hakkında yapılan şikâyet sonucunda KYOK kararı verilmişse, bu durum iftira suçuna delil olabilir. Bu noktada, KYOK kararına rağmen iftira suçu ile ilgili ayrı bir soruşturma açılması mümkündür, bu durum iki farklı hukuki olaya dayanır.

Sonuç olarak, KYOK kararı iftira suçuna ilişkin soruşturma açılmasına engel teşkil etmez; iftira iddiası, ayrı bir hukuki mesele olarak değerlendirilebilir ve soruşturulabilir. Fakat bunun sınırını kişinin anayasal hakkı olan yasal şikâyet hakkını kullanması oluşturur.

Yargıtay 9.Ceza Dairesi’nin 10.06.2013 günlü, 2013/5004 Esas, 2013/8756 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; “Olayda sanığın Başbakanlık İletişim Merkezine gönderdiği mektupla ağabeyi B…’ın kendisini tehdit ettiğini, annesine ise eziyet ettiğini bildirmesi şeklindeki somut olayda eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp yasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu, iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle ağabeyi hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının iftira suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır”.

Yine Yargıtay 9.⁠ ⁠Ceza Dairesinin 17.04.2014 günlü, 2013/11912 Esas, 2014/4545 Karar sayılı içtihadında belirtiği üzere; “Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın şikayetinin maddi olaylara dayanıp bu şikâyet üzerine yapılan soruşturma sonunda katılanlar hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verilmiş olmasının sanığın katılanlara iftira ettiğini göstermeyeceği gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) sonrasında iftira suçunun varlığından söz edilebilmesi, hem iftira suçunun yasal unsurlarının tam olup olmadığına hem de kişinin anayasal bir hakkı olan şikâyet hakkını kullanıp kullanmadığına bağlı olarak değerlendirilmelidir. Suçun unsurlarının eksik olması veya kişinin bu hakkını kötüye kullanmadan yalnızca yasal şikayetini yapması halinde iftira suçu oluşmayabilir.

ONLINE RANDEVU AL