Nafaka Davası Nedir heading görseli
22 Nisan 2025

Nafaka Davası Nedir? Nafaka Davası Şartları ve Çeşitleri

Av. Arb. Çiğdem Gündüz Hanoğlu

Evlilik birliği içinde veya boşanma davası sürecinde, eşler ve çocuklar arasında ortaya çıkan ekonomik dengesizliklerin giderilmesi amacıyla Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen nafaka hükümleri, aile hukukunun en hassas ve uygulamada en çok karşılaşılan konularından biridir. Nafaka; sadece bir mali yükümlülük değil, aynı zamanda sosyal adaletin ve sorumluluğun bir yansımasıdır.

Bu içerikte, nafakanın hukuki tanımı, türleri (tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası), şartları, hesaplama yöntemleri ve ödenmemesi halinde başvurulabilecek yasal yollar detaylı olarak ele alınmaktadır. Ayrıca boşanma davası sürecinde nafakanın nasıl talep edileceği ve mahkemelerin karar verirken dikkate aldığı ölçütler, güncel Yargıtay kararları ışığında açıklanmaktadır.

Nafaka talebi ve nafaka borcu, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani ve sosyal bir meseledir. Bu nedenle, hem hakkını aramak isteyen eşler hem de bu yükümlülüğü yerine getiren kişiler için bilinçli ve hukuki temellere dayalı bir yaklaşım gereklidir. Sürece ilişkin aklınızdaki tüm sorular için online hukuk danışmanlığı hizmetimizden yararlanabilir veya bir İstanbul boşanma avukatı ile doğrudan iletişime geçerek profesyonel destek alabilirsiniz.

Nafaka davası, evlilik birliği içinde veya boşanma sürecinde, ekonomik desteğe ihtiyaç duyan eş veya çocuk lehine, diğer eşten maddi destek talep etmek amacıyla açılan bir davadır. Nafakanın amacı, eşitlik ve sosyal adalet ilkesine uygun şekilde taraflar arasında ekonomik dengeyi sağlamaktır.

Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen nafaka türleri şunlardır:

Nafaka TürüTanımıKim Talep Edebilir?Ne Zaman Verilir?Yasal Dayanak
Tedbir NafakasıEvlilik süresince ya da boşanma davası sırasında geçici maddi destektir.Eş / çocukBoşanma davası öncesi veya sırasındaTMK m.169
İştirak NafakasıÇocuğun bakım, eğitim, sağlık vb. giderlerini karşılamak için verilir.Velayeti olmayan eşBoşanma sonrasıTMK m.182/2
Yoksulluk NafakasıBoşanma sonucu yoksulluğa düşecek eşe maddi katkı sağlamak için verilir.Daha az kusurlu ya da kusursuz eşBoşanma sonrasıTMK m.175
Yardım NafakasıYoksulluğa düşen altsoy, üstsoy veya kardeş lehine verilen nafakadır.Altsoy, üstsoy, kardeşHer zaman talep edilebilirTMK m.364

Nafaka Davası Nedir?

Nafaka davası; evlilik birliği devam ederken, boşanma sürecinde ya da boşanma sonrasında bir tarafın, diğer taraftan veya çocuklardan biri lehine maddi destek talep ettiği dava türüdür. Nafakanın amacı, ekonomik olarak zayıf duruma düşen tarafı korumak, çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılamak, eşitlik ve adalet ilkesine uygun bir düzen sağlamaktır.

Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen nafaka hükümleri gereği, nafaka yükümlülüğü belirli şartlara bağlıdır ve mahkeme kararıyla hüküm altına alınır.

Nafaka Davası Nedir ile ilgili görsel

Nafaka Çeşitleri Nelerdir? Kaç Türlü Nafaka Vardır?

Türk Medeni Kanunu’na göre dört temel nafaka türü bulunmaktadır:

Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, evlilik birliği devam ettiği sürece ya da boşanma davası açıldıktan sonra, eşlerden birinin veya çocukların maddi olarak mağdur olmamaları amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen geçici nitelikte bir nafaka türüdür. Bu nafaka, boşanma sürecinin uzun ve yıpratıcı olması sebebiyle, özellikle ekonomik olarak daha zayıf durumda olan eşin ve varsa çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasını güvence altına almak için verilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, taraflardan birinin talebi olmasa dahi tedbir nafakasına re’sen hükmedebilir. Tedbir nafakası, boşanma davası sonuçlanana kadar devam eder; dava sonunda mahkeme, tedbir nafakasını sona erdirerek yerine yoksulluk veya iştirak nafakası bağlanıp bağlanmayacağına karar verir. Nafaka miktarı belirlenirken, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, varsa çocukların yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gibi birçok unsur dikkate alınır. Bu nafaka ödenmediği takdirde ilamsız icra takibine konu edilebilir ve borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanabilir.

Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Nafakası

Boşanma davası açılmadan önce tedbir nafakası, evlilik birliği içinde ekonomik baskı, ilgisizlik, terk, şiddet veya diğer sebeplerle mağduriyet yaşayan eşin, geçimini sağlayamaması durumunda, aile mahkemesine başvurarak talep edebileceği bir geçici mali destektir. Bu tür nafaka talepleri, Türk Medeni Kanunu’nun genel hükümleri yanında, özellikle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında da değerlendirilir. Mahkeme, taraflar arasında henüz boşanma davası açılmamış olsa bile, mevcut evlilik birliği içinde eşin ekonomik olarak korunmaya ihtiyaç duyduğunu tespit ederse, talep üzerine veya re’sen tedbir nafakasına hükmedebilir.

Bu nafaka türü, geçici nitelikte olup evlilik sona erene kadar veya boşanma davası açıldığında yerini yargılama sürecindeki tedbir nafakasına bırakır. Tedbir nafakasının miktarı belirlenirken, başvuran eşin mevcut ihtiyaçları ile karşı tarafın ödeme gücü ve yaşam standartları dikkate alınır.

Nafaka bağlanmasına dair mahkeme kararı, ilam niteliğinde olduğundan, yerine getirilmemesi halinde icra takibine konu edilebilir ve ödememe durumunda tazyik hapsi gibi yaptırımlar gündeme gelebilir.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Tedbir Nafakası

Boşanma davası açıldıktan sonra tedbir nafakası, dava süresince taraflardan birinin maddi olarak korunması amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen geçici nitelikte bir destektir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi gereğince hâkim, taraflardan birinin açık talebi olmasa bile, re’sen tedbir nafakasına karar verebilir. Davacı veya davalı eş, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde nafaka talebini dile getirebilir; ayrıca dava sırasında da bu yönde talepte bulunabilir. Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken eşlerin ekonomik gücü, yaşam standartları, gelir-gider dengeleri ve varsa çocukların ihtiyaçlarını dikkate alır. Bu nafaka türü, boşanma davası devam ettiği sürece geçerli olur ve hüküm kesinleştiğinde sona erer. Ancak boşanma kararından sonra koşullar uygun olduğu takdirde iştirak veya yoksulluk nafakası bağlanabilir.

Tedbir nafakası ödenmediği takdirde alacaklı taraf, ilamlı icra takibi başlatabilir ve ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanabilir. Bu yönüyle, boşanma sürecinde tarafların ekonomik mağduriyet yaşamaması adına tedbir nafakası hem koruyucu hem de düzenleyici bir işlev görür.

Tedbir Nafakası Ne Kadar Süreyle Bağlanır?

Tedbir nafakası, yalnızca boşanma davası sonuçlanana kadar geçerlidir. Boşanma hükmünün kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakası sona erer ve mahkeme kararıyla iştirak veya yoksulluk nafakasına dönüşebilir.

Bu durum, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2018 tarihli, 2017/2-1891 E. ve 2018/1577 K. sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir:

“Tedbir nafakası, geçici bir önlem olup, boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesi ile kendiliğinden sona erer.” Bu karar, tedbir nafakasının geçici niteliğini ve boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona ereceğini vurgulamaktadır.​Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, mahkeme kararıyla iştirak veya yoksulluk nafakası gibi kalıcı nafaka türlerine hükmedilebilir.

Tedbir Nafakası Nasıl Hesaplanır?

Tedbir nafakasında, tarafların gelir durumları, yaşam standartları, bakım yükümlülüğü, barınma ve temel ihtiyaç giderleri dikkate alınır. Taraflarca sunulan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporları belirleyici olur.

Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Tedbir nafakası, mahkeme kararı ile hükme bağlandığı andan itibaren bağlayıcı ve yerine getirilmesi zorunlu bir yükümlülüktür. Eğer nafaka borçlusu, mahkeme tarafından belirlenen miktarı düzenli olarak ödemezse, nafaka alacaklısı doğrudan İcra Müdürlüğü’ne başvurarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Bu takipte, mahkeme kararı icra emrinin dayanağını oluşturduğundan ayrıca ihtar veya ihtiyati haciz kararı alınmasına gerek yoktur.

Borçlunun icra emrine rağmen ödememesi durumunda, nafaka alacaklısıİcra Ceza Mahkemesi’ne başvurarak “nafaka hükümlerinin ihlali” nedeniyle şikayette bulunabilir. Mahkeme, borçlunun ödeme gücü olmasına rağmen bilinçli olarak nafakayı ödemediğini tespit ederse, İcra ve İflas Kanunu m. 344kapsamında borçlu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verebilir.

Bu ceza, ödeme yapılana kadar infaz edilir ve nafaka borcu ödendiği anda hapis sonlandırılır. Nafaka borçlusu ayrıca faiz, icra masrafı ve avukatlık ücreti gibi ek mali yükümlülüklerle de karşılaşabilir. Bu nedenle, tedbir nafakasının ödenmemesi sadece maddi değil, özgürlüğü kısıtlayıcı sonuçlar da doğurabileceğinden son derece ciddi sonuçlar doğurur.

Nafaka Davası Nedir ile ilgili görsel

İştirak Nafakası

İştirak nafakası, boşanma sonrasında velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve genel yaşam giderlerine mali katkıda bulunmakla yükümlü olduğu nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre, boşanma kararında çocuğun velayeti bir tarafa bırakıldığında, diğer eş çocuğun ihtiyaçlarına, kendi gelir durumuna ve yaşam standardına uygun şekilde iştirak nafakası ödemek zorundadır. İştirak nafakası, çocuğun reşit olmasına kadar devam eder; ancak çocuğun eğitimi sürdüğü sürece bu süre mahkeme kararıyla uzatılabilir. Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitim düzeyi ve eşlerin ekonomik durumları dikkate alınır. İştirak nafakası ödenmediğinde, alacaklı taraf icra takibi başlatabilir ve borçlu hakkında tazyik hapsi gibi yaptırımlar uygulanabilir.

İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?

Çocuğun yaşına, ihtiyaçlarına, yaşam standardına ve velayeti olmayan eşin gelirine göre hesaplanır. Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak takdir hakkını kullanır.

İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

Normal şartlarda iştirak nafakası çocuğun reşit olmasına (18 yaş) kadar devam eder. Ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa (üniversite vb.), bu durum mahkemeye belgelenerek nafakanın devamı sağlanabilir.

İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir?

İştirak nafakası, çocuğun reşit olmasıyla birlikte kendiliğinden sona erer; yani çocuk 18 yaşını doldurduğunda mahkeme kararına gerek kalmaksızın nafaka yükümlülüğü ortadan kalkar. Ancak çocuğun evlenmesi, düzenli bir gelire sahip olması ya da kendi geçimini sağlayacak duruma gelmesi halinde de iştirak nafakası kesilebilir. Bu gibi durumlarda nafaka yükümlüsünün mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep etmesi gerekir. Ayrıca nafaka borçlusunun gelirinde önemli bir düşüş yaşanması, örneğin işsiz kalması, emekli olması veya sağlık nedenleriyle çalışamaz hale gelmesi gibi olağanüstü hallerde de nafakanın azaltılması ya da tamamen kaldırılması mümkündür. Ancak bu tür taleplerin mutlaka mahkeme kararıyla değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Aile Mahkemesi kararıyla belirlenmiş iştirak nafakası ödenmezse, icra müdürlüğü nezdinde ilamlı takip başlatılabilir. Nafakanın sürekli ödenmemesi halinde, borçlu hakkında icra ceza mahkemesine başvurularak tazyik hapsi istenebilir.

Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda ekonomik açıdan güçsüz duruma düşecek olan eşin, yaşamını asgari düzeyde sürdürebilmesi amacıyla diğer eşten talep edebileceği mali destektir. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca bu nafaka, yalnızca talep üzerine verilebilir; hâkim re’sen hükmedemez. Ayrıca, nafaka talep eden eşin, boşanmaya yol açan olaylarda daha az kusurluya datamamen kusursuz olması şarttır. Mahkeme, yoksulluk nafakasına karar verirken tarafların kusur oranlarını, sosyal ve ekonomik durumlarını, evlilik süresini, yaş, sağlık durumu, istihdam olanakları gibi faktörleri dikkate alır.

Nafaka süresi genellikle süresizdir ancak tarafların talebiyle kaldırılabilir ya da azaltılabilir; örneğin nafaka alan eş yeniden evlenirse, evlenmiş gibi fiilen bir birliktelik yaşarsa ya da kendi gelirini elde etmeye başlarsa mahkeme kararıyla nafaka sona erdirilebilir. Ayrıca, nafaka ödenmediğinde ilamlı icra takibi yoluyla tahsil edilebilir ve borçlu hakkında tazyik hapsi gibi yaptırımlar uygulanabilir. Bu yönüyle yoksulluk nafakası, boşanmanın ekonomik etkilerini hafifletmeyi amaçlayan, aynı zamanda kusur esasına dayanan bir sosyal güvence niteliği taşır.

Yardım Nafakası

Yardım nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesinde düzenlenen ve sosyal dayanışma ilkesiyle bağlantılı bir nafaka türüdür. Bu nafaka, kişinin yoksulluğa düşmesini önlemek amacıyla altsoy, üstsoy veya kardeşlerinden ekonomik destek talep etmesini mümkün kılar.

Nafaka yükümlülüğü, aile bağlarına ve ödeme gücüne dayalıdır; yani sadece kan hısımlığı bulunması yetmez, aynı zamanda talepte bulunanın geçimini sağlayamayacak derecede yoksul olması ve karşı tarafın da maddi olarak bu yükümlülüğü karşılayabilecek durumda olması gerekir.

Yardım nafakası, evli ya da bekar olmaya bakılmaksızın, ihtiyaç durumunda her zaman talep edilebilir ve aile hukukunun koruma mekanizmalarından biridir. Mahkeme, nafakanın miktarını tarafların mali durumlarını değerlendirerek takdir eder ve bu karar ilamlı icra takibine konu edilebilir.

Nafaka Davası Nedir ile ilgili görsel

Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir?

Nafaka alacaklarında zamanaşımı, her bir nafaka taksitinin vadesinden itibaren başlamak üzere 10 yıl olarak uygulanır. Nafaka alacakları, düzenli ve dönemsel ödemelere dayandığı için her ay doğan borç ayrı ayrı zamanaşımına tabi tutulur. Bu süre, Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca genel alacak zamanaşımı süresi olup; nafaka alacaklısı, ödenmeyen nafaka için ödeme tarihinden itibaren 10 yıl içinde icra takibi başlatabilir. Ancak, nafaka kararına dayanılarak başlatılan icra takibi kesinleştikten sonra uzun süre işlem yapılmaması halinde takibin sürdürülmesi için yeni işlemler gerekebilir. Bu nedenle alacaklının hak kaybına uğramamak için her nafaka taksiti açısından süresinde işlem başlatması büyük önem taşır.

Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir?

Boşanma davalarında nafakanın türü ve miktarının belirlenmesinde, mahkeme tarafından her somut olayın özellikleri dikkatle incelenir ve taraflar arasındaki ekonomik denge gözetilir. Öncelikle hangi nafaka türüne hükmedileceği (tedbir, yoksulluk, iştirak veya yardım nafakası) tarafların talepleri ve durumları doğrultusunda değerlendirilir. Yoksulluk nafakası yönünden, nafaka talep eden eşin daha az kusurlu veya tamamen kusursuz olması gerekirken, iştirak nafakası çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık giderleri ve genel ihtiyaçları dikkate alınarak hesaplanır.

Hakim, tarafların beyanlarının yanı sıra resmi belgeler üzerinden değerlendirme yapar; bu kapsamda SGK kayıtları, gelir bordroları, vergi beyanları, banka hesap hareketleri ve mal varlığı bilgileri dikkate alınır. Gerekli görülmesi hâlinde taraflar hakkında Sosyal Ekonomik Durum Araştırması (SEDAR) raporu hazırlanır. Taraflardan birinin gelirinin olmaması, kayıt dışı çalışması veya mal kaçırma şüphesi gibi durumlar da dikkate alınarak nafaka miktarına ilişkin denge kurulmaya çalışılır.

Mahkeme, nafaka ödeyecek kişinin ödeme gücünü aşmayacak, ancak alacaklı eşin veya çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayacak adil bir miktara hükmeder. Ayrıca taraflar arasında mevcut yaşam standardı, evlilik süresi, çocuk sayısı ve bakım yükümlülüğü gibi hususlar da belirleyici olur. Bu sayede, nafaka kararlarının hem sürdürülebilir hem de hakkaniyete uygun olması hedeflenir.

Boşanma Davalarında Nafaka Maaşın Yüzde Kaçı Kadardır?

Boşanma davalarında nafakanın maaşın yüzde kaçı olacağına dair yasal bir oran belirtilmemiştir; bu nedenle her olayın koşulları mahkeme tarafından ayrı ayrı değerlendirilir. Ancak uygulamada yerleşmiş içtihatlara ve hâkim takdirine göre, nafaka miktarı genellikle nafaka borçlusunun net gelirinin %20 ila %40’ı arasında belirlenmektedir. Bu oran, özellikle tedbir nafakası ve iştirak nafakası söz konusu olduğunda sıkça uygulanmaktadır.

Mahkemeler nafaka miktarını tespit ederken sadece geliri değil, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını, çocukların sayısını ve yaşını, okul ve sağlık giderlerini, tarafların yaşam standartlarını, varsa barınma ve bakım yükümlülüklerini de dikkate alır. Örneğin bir çocuk için %20 oranında iştirak nafakası bağlanması yeterli görülebilirken, iki veya daha fazla çocuk olması halinde bu oran artabilir.

Yoksulluk nafakasında ise sadece gelir değil, boşanmayla birlikte yoksulluğa düşme riski, evlilik süresi, kadının çalışma imkânı, yaş, sağlık durumu gibi birçok unsur birlikte değerlendirilir. Dolayısıyla nafaka tutarı; sabit bir yüzdeye bağlı olmayıp, kişiye özel ekonomik ve sosyal şartların birlikte yorumlanmasıyla belirlenir. Bu nedenle nafaka hesaplamasında mutlak oranlardan ziyade, hakkaniyete ve somut olaya dayalı bir değerlendirme esastır.

Boşanmada Nafaka Ödenmezse Ne Yapılmalı?

Boşanma sonrası hükmedilen nafaka ödenmediğinde, alacaklı eşin yasal yollara başvurarak hakkını araması mümkündür. Öncelikle nafaka kararı bir mahkeme hükmü olduğundan, alacaklı taraf bu karara dayanarak ilamlı icra takibi başlatabilir. İcra Müdürlüğü’ne sunulan talep üzerine borçluya ödeme emri gönderilir; ödeme yapılmazsa haciz işlemlerine geçilir. Buna rağmen borçlunun ödeme yapmaması halinde, İcra Ceza Mahkemesi’ne başvurularak şikâyet yoluna gidilebilir.

Şikâyet üzerine yapılan yargılamada mahkeme, nafaka borçlusunun ödeme gücü olmasına rağmen bilinçli olarak ödeme yapmadığını tespit ederse, İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verebilir. Tazyik hapsi bir ceza niteliği taşımasa da, borçlunun ödeme yapmasına kadar özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açar. Bu hapis, borcun ödenmesi hâlinde her an sona erer.

Nafaka alacaklısının haklarını koruyabilmesi için süreci dikkatle takip etmesi ve gerekirse hukuki destek alması büyük önem taşır.

ONLINE RANDEVU AL